Şundan eminim ki ‘Geek Saphiens’ sanat sever. İster Night Hawks tablosundaki cesaret ve başkaldırı olsun ister Dune serisinin engin çölleri ve orada yaşananları olsun. İster Batman Year One animasyonundaki toplumsal eleştiri ve origin’in tadı olsun Geek Saphiens sanata karşı her zaman merakla yaklaşır.

Eğer mızıkaya her gün çalışırsan birkaç yıl sonra sonunda taksimde çalarken ‘Sokak Sanatı’ icra etmiş olursun. Tuvallerle ve Boyalarla yıllarını harcarsan ‘Görsel Sanatlar’ a ucundan merhaba demiş olursun. Ancak kimi sanat dalları çok daha komplikedir. Özellikle sinema ve animasyon sanatları. Çok iyi bir senaryo yazabilirsin ama yönetmende iş yoksa film iş yapmaz. Kaliteli işleri olan bir yönetmen kötü bir CGI ekibiyle bir yere kadar çalışır. Günümüzde çizgi roman-uyarlaması adı altında vasat işler görmeye alıştığımız için ortalama bir filmi sever bağrımıza basar hale geldik. Teen Titans:Judas Contrack da bu sorundan muzdarip.

SPOİLERSİZ olarak bahsedecek olursak. Film diğer yirmi milyar emsali gibi bir grup genci ve onların sorunlarını konu alıyor. Başka bir açıklaması yok. Bu arada gençlerin kimilerinin süper güçleri var ama bu konuda senarist çok irdelememiş. Şaka bir yana film genel olarak iki binler başında orijinal olan her şeyin yeniden kullanılmaya çalışılmasından ibaret. Benim gibi DC comics’in tüm işlerini izlemeye angaje olmadıysanız hiç bulaşmayın zira ana evrene katkısı da yok.

Gelelim SPOİLERlere Hikayenin 5 yıl önce başlaması ve Speedy ve Kid Flası görmemiz bana biraz umut verdi. Filmin afişinde olmasa da Arsenal hakkında bir şeyler görme ihtimali beni heyecanlandırdı. Tabi ki heveslerim boşa çıktı.

Hikayede beni en çok rahatsız eden şey sevişgen çiftimiz Night Wing ve Star Fire oldu. İnsan bilim-kurgu animasyonu izlerken kafede 3. Olduğunu hisseder mi? Hissediyor işte. Özellikle araya sıkıştırlırmış cinsel espiriler gerçekten kötüydü. Çünkü ciddi bir senaryoda ortamı yumuşatmak için espiri yapmak yerine ergen sevindirecek espiri yapmak ayrı konular.

Şimdi sevgili çok sayın Amerikalı senarist bey bak ‘Birine’ anlatır gibi anlatıyorum. Teen Titans’daki ‘Teen’ İngilizcedeki ‘Teenage’ kelimesinden gelir ve ‘Teen yaşları’ olarak çevrilir. Nedir bu teen yaşları biliyor musun? On üç Yani Thirteen ile başlayıp on dokuza kadar yani Nineteen ‘e kadar olan yaşlardır. Yani neymiş bu ekibin yaşları bu aralıktaymış izleyenlerin değil. Yani karakterlerin kimi zaman Super Hero olayını anlamamaları doğal ama bunu senin de anlamaman üzüyor doğrusu.

Gelelim Başka bir saçmalığa demiştim ye film genel olarak güzel olan şeyleri bir araya getirip başka bir şey eklememek üzerine kurulu diye. Beni en çok üzen ise yüzyılın en güzel filmlerinden olan ‘Leon’u kullanacağız diye olayı çocuk istismarına çevirmeleri. Karakterleri ise o kadar uzak ki izleyiciye insan empati kuramadığı için tiksinmekten başka bir şey yapamıyor.

Gelelim filmin en mantığa aykırı ikinci yerine. Tehlikeli bir bilim adamının üzerinden fotoğraflarınız çıkıyor. ‘Ne yapalım o zaman dağılıp bizi teker teker avlamasını bekleyelim. Üstümüze izleme cihazı da almayalım ki bir şey olursa bizi bulamasınlar.’ Tebrikler Teen Titans. Ve evet size bir komedi tufanı sunuyorum.

Dick ile DeathStroke pazar kavgası hakkında konuşacak olursam eğer Pazar yerinde kavda ediyorsun vuruluyorsun ve hiç bir JusticeLeague üyesinin bundan haberi yok he mi?

Tüm takımı kaçırdıktan sonra Beats Boy’ a ve Star Fire’a kostümünü giydiren koca yürekli Deathstroke’a her beğeni bir kır pidesi. Bu arada ‘Makinenin Simetrisi’ için bir kahraman daha gerekli‘imiş’. İyide NightWing’in gücü yok ki git pazardan bir adam getir koy ne diye istismar ettiğin çocuğu koyuyorsun?

Gerçektne çok yoruldum sondaki saçmalığa hiç değinemeyeceğim.

Şimdi de biraz övme vakti. Bu kadar gömdün şimdi neyi öveceksin diye sormayın. Yazının başında ne demiştim. Bu tek taraflı olmayan gelişmiş bir sanat dalı. Ben sadece senaryoya gömdüm.

Şimdi filmde kesinlikle en güzel işlenmiş karaktere değinmek istiyorum. Robin. Evet Damian Wayne genel olarak iyi işlenmiş bir karakterdi. Tavırları ne çok ergensi ne de çok vahşiydi kim olduğunu bilen ve buna göre hareket eden doğuştan lider bir karakter gördük. Keşke ileride Super Sons animasyonu görebilsek ama tabi ki bu hayalden öteye gidemez.

Bunun dışında övebileceğim şeylerden bir tanesi de seslendirme kadrosu. Senaris sadece JL dark bir de video oynuna girmeli dizi yazmışken seslendirme kadrosunda çok iyi işlerde yer almış isimleri görüyoruz. Keşke bu ekip daha iyi işlerde çalışabilseydi.

En son olarak da tartışmalı bir konuya değinmek istiyorum. Kevin Smith’in varlığı kimilerine dert olmuş anladığım kadarıyla. En nihayetinde bunun bir Amerikan filmi olduğunu kabul edelim. Kevin Smith de geek bir insan. Olay örgüsünü bozacak (daha da bozacak) bir rolü de yok konuk oyuncu olarak gelmiş. Benim hoşuma gitti açıkçası bir sonraki filmde Obama olsa nasıl da sevinirdik değil mi? İşte bu da öyle bir şey. Kardeş Payında arkadan İsmail Abi geçmesi gibi.

Film hakkındaki görüşlerimi sizinle paylaşmaya çalıştım. Sizin yorumlarınızı de bekliyorum. Çok sayın Geekler.

Yazar Hakkında

2 kere gittim 3 kere geldim.

İlgili Yazılar

1 Yorum

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.