Not Found

The requested URL /easd was not found on this server.

Ana Sayfa

Merhabalar uzun bir aradan sonra yeniden bir aradayız. Bu beni gerçekten de çok heyecanlandırıyor. Aynı zamanda içmde çocuksu bir neşe var güzel filmler hakkında sizinle iki kelam edebileceğim için. Sitenin okunmayan ‘’SANAT’’ filmi editörü olarak bu sefer de sizinle ‘Loving Vincent’ı konuşacağım.

kinopoisk.ru

Az buçuk karakalem ve karikatür çizen birisi olarak şu hayatta en sevmediğim şey hiper realistik çizimler. İnternette elbette karşınıza çıkmıştır. Sanatçı bir çikolata paketinin aynısını aralarındaki fark anlaşılmayacak kadar ‘iyi’ çiziyor. Bunu yapamadığım veya yapamayacağım için değil içinde bir duygu bir anlam olmadığı için sevmiyorum. Buna benzer bir de on bin yumurtayı boyayarak Mona Lisa yapmacalar falan…. Mona Lisa zaten var abim sen neden o kadar zahmete girdin ki? Bunu neden anlattığımı birazdan anlayacaksınız.

Sanatın bir anlamı ve bu anlamla beraber gelen bir değeri olmalı. Bu anlamın ne olduğuna ve nasl kazanıldığına girmeyeceğim o farklı bir mecranın konusu. Bu anlam genellikle imgeler yardımıyla bize sunulur. Kesinlikle görsel haz verir bize. Van Gogh’un tabloları ne kadar imgeseldir bilinmez ama renklerin kullanımı kesinlikle bizi kendine mühürler.

Elinden bu kadar güzel renkler çıkmış yaşamı ve ölümü de şaibeli olan bir sanat devine yaraşır bir film yapmak gerçekten çok zor olmalı. Bu zorluktan kastım, yaşamının araştırılması çekim yapılacak mekanlar oyuncular falan değil. İşin sanatsal kısmı. İste tam bu noktada ‘’İşimiz zaten zor neden daha da zorlaştırmayalım’ diyen ekip filmi tamamen tablolardan oluşturdu. Yüz tane sanatçının devasa uğraşı sonucunda bir buçuk saatlik film tamamen tablolardan oluşacak şekilde kurgulandı.

Tamamı el yapımı tablolardan oluşan bir film, üstelik kurgu ve ses olarak da muazzam. Bu uğraşın sonucunda elde edilen başarıyı ise kolay kolay hiçbir ödül tanımlayamaz. Zaten hepi topu 4 ödül vermişler bu filme. Ödül falan değil keşke dünya üzerindeki her insan bu filmi izlese de hayatına bir nebze anlam katsa diyorum.
Film yapım aşamasında Van Gogh’un orijinal tablolarından ve eskizlerinden yararlanma yoluna gitti ve ömründe en az bir kere Van Gogh görmüs insanlı salonda yerinden sıçratacak derecede güzel işler çıkattı. Bunun bir diğer nedeni de sanatçıların çizerken Van Gogh’a nazire etmesi.
Spoiler vermeden filmin konusundan bahsedecek olursam, fiilm sanatçının ölümünden bir kısa bir süre sonrasını anlatıyor. Bu ölümü araştıran ve sanatçıyla pek de güzel bağları olmayan bir gencin zaman içindeki değişimi ve bu değişimin çevresiyle iletişimindeki etkisi çok güzel bir şeklide veriliyor. Bir buçuk saat içerisinde bir karakterin gerçek değişimi gösteriliyor. Karakter değişirken düştüğü hatalar zihin haritasında geri dönüşleri lineer bir kurgu içinde dahi çok güzel yer alıyor. Zaman içinde renklerin arasında bir yere kendi bilincimizi bırakıp bu deneyimi analiz etmeyi bırakıyoruz.
Filmden çıkan bir kişi dahi olmasın ki zihninde ömrü boyunca unutamayacağı bir sahne ve diyalog kalmasın.
Film hakkında spoilerli konuşmayacağım sanırım bu kadar konuşmak bile fazla. Güzel olan şeyleri açıklamak gerçekten büyük bir beceri gerektiriyor ki o bende yok. Sizi filmden ve yapım aşamasından karelerle baş başa bırakıyorum. Yorum yaparsanız da çok mutlu olurum. Hoşçakalın. Işıklar sizinle olsun.

kinopoisk.ru

Yazar Hakkında

2 kere gittim 3 kere geldim.

İlgili Yazılar

1 Yorum

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.